izmir psikiyatrist Depresyon; derin üzüntü ve zaman zaman derin üzüntüye eşlik eden anksiyeteli duygu durum hali ile birlikte değersizlik, suçluluk, güçsüzlük, isteksizlik duygularının eşlik edebildiği konuşma, hareket gibi motor işlevlerde yavaşlamanın olduğu ve uyku, iştah gibi fizyolojik işlevlerde de bozulmaların görüldüğü bir psikiyatrik hastalıktır.
Depresyon un en önemli belirtileri depresif /çökkün duygu durum ile birlikte eskiden keyif alarak yaptığı şeylerden zevk alamama ve genel bir isteksizlik halidir. Düşünce hızında yavaşlama, dikkati odaklamakta ve sürdürmekte güçlük yaşama, unutkanlık gibi bilişsel fonksiyon bozuklukları depresyona eşlik edebilir. Bazı hastalarda zaman ve yer algılamasında bozukluklar görülebilir.
Depresyon çoğu zaman uyku ve iştahta azalma ile birlikte görülmesine rağmen ‘Atipik Özellikli Depresyonda’ uyku süresi ve iştahta artış görülür ve bu hastaların insan ilişkilerine aşırı duyarlı oldukları ve hastalık belirtilerinin çevresel değişkenlerden çok etkilendiği görülür.
Depresyon genellikle yavaş başlangıçlıdır, belirtilerin şiddeti başlangıçta hafiftir. Bu nedenle depresyon belirtileri şiddetleninceye kadar hastalık hasta ve hasta yakınları tarafından fark edilemeyebilir. Daha az sıklıkta görülmekle birlikte psikotik belirtiler ve kendine zarar verme düşünce ve/veya eylemlerinin eşlik ettiği dramatik başlangıçlı bir seyir de görülebilir.
İleri yaşlarda görülen, psikotik özelliklerin eşlik ettiği, ek ruhsal hastalıkların olduğu (sosyal fobi, anksiyete bozukluğu, alkol/madde bağımlılığı, kişilik bozuklukları) ve depresif belirtilerin tedavi sonrasında da eşik altı seviyede seyretmeye devam ettiği depresyon hastalarında, hastalığın tekrarlama riski artar.
Depresyon belirtilerinin yoğunluğu ve hastanın ailevi, sosyal ve mesleki işlevselliğinde yaptığı bozulmaya göre hastalık ‘Ağır, Orta ve Hafif’ olmak üzere sınıflandırılır.
Depresyon bir çok başka ruhsal hastalıkla veya ruhsal olmayan hastalıklar ile birlikte eş zamanlı görülebilir. Bedensel veya başka bir ruhsal hastalığa bağlı olmaksızın gelişen depresyon ‘primer depresyon’, bedensel veya başka bir ruhsal hastalığa bağlı olarak gelişen ise ‘sekonder depresyon’ olarak adlandırılır.
Depresyonun yaşam boyu yaygınlık oranı %16 yı geçer ve toplumda en sık görülen ruhsal hastalıklardan biridir.
Distimik bozukluk: Genellikle genç yaşlarda başlayan en az iki yıl süren, ağır olmayan depresif belirtiler ile seyreden kronik bir ruhsal hastalıktır. Distimik bozukluk olan kişilerde zaman zaman major depresyon gelişebilir.
Yas: Önemli ve sevilen kişi veya kişilerin kaybı sonrasında gelişen yoğun üzüntünün yaşandığı depresyona benzer belirtilerin görüldüğü bir ruhsal durumdur. Depresyondan farkı: suçluluk duygularının çoğunlukla eşlik etmemesi, öz saygının korunuyor olması, öz kıyım düşüncelerinin çoğunlukla eşlik etmemesidir.
Depresyonun ilaç tedavileri ve psikoterapi ile sağaltılabildiği kanıtlanmıştır.
İzmir Psikiyatrist Uzm. Dr. Ayşe Nur OĞUZ – ( Google Haritamız )










