Fobik bozukluklar :
Fobi; normalde kişi tarafından korku uyandırmayacak belli durumlar ve nesnelere karşı yoğun korku ve kaçınma tepkisi oluşmasıdır. Kişi bu nesne ve durumlardan bu denli korkulmayacağını ve yaşantıladığı kaygının anlamsız olduğunu bilmesine rağmen duygularını yatıştıramaz. Ruhsal gerginliğini ancak bu nesne ve durumlardan kaçınarak çözebilir.
Fobik bozuklukları olan kişilerde kaygı yaratan nesne ve durumlarla karşılaşmalar dışında herhangi bir ruhsal rahatsızlık yaşanmaz. Kişi fobik nesne ile karşılaştığında yoğun anksiyete belirtileri yaşar (çarpıntı, nefes darlığı, terleme, kaslarda gerginlik, tansiyonda yükselme, ağız kuruması, ellerde ayaklarda soğukluk ve karıncalanmalar…). Fobik durum ya da nesneden uzaklaşınca tüm belirtiler yatışır.
Nesne ve durumlardaki değişikliklere göre çeşitli fobik bozukluklar tanımlanmıştır:
1-Sosyal fobi:
Kişinin başkaları tarafından değerlendirilebileceği çeşitli toplumsal durumlarda belirgin korku ya da kaygı hissetmesidir.
Kişi çoğu zaman başkaları tarafından izlendiğini, eleştirileceğini, beğenilmeyeceğini, küçük düşeceğini düşünür ve bu durumdan çok kaygılanır. Kaygıları ile baş etmek için yalnız kalmayı ve toplumsal etkileşimlerin yaşandığı ortamlardan uzak durmayı tercih edebilir.
Topluluk içinde konuşmak, yemek yemek veya tuvalete gitmek, yeni insanlarla tanışmak sosyal fobisi olan kişiler için sıklıkla kaygı uyandırıcı eylemlerdir. Çocukluk çağında sınıfta parmak kaldırmaktan çekinme, söz alamama gibi belirtler gözlemlenebilir.
Gençlerde ve kadınlarda daha sık görülür.
Sosyal fobisi olan kişilerin yaklaşık % 20 sinde depresyon da görülür.
Tedavide psikoterapi ve/veya ilaç tedavisi uygulanmaktadır.
2-Özgül fobi:
Spesifik bir nesne ya da duruma karşı hissedilen anormal korkudur. Örümcek, kedi, köpek gibi nesne fobileri, kapalı yer, açık alan, asansör, yüksek yer, uçak gibi durum fobileri ve altına kaçırma, gaz kaçırma, terleme, yüz kızarması gibi işlev fobileri en sık görülen özgül fobilerden bazılarıdır.
Özgül fobiler toplumda en sık görülen ruhsal hastalıklardan biridir ve yaşam boyu görülme sıklığı %11 civarındadır.
Tedavide psikoterapi ve/veya ilaç tedavisi uygulanmaktadır.
3-Agorafobi:
Tarihsel anlamı meydanlarda ve açık alanlarda bulunmaktan korkma anlamına gelse de günümüzde bunlara ek olarak yalnız kalmaktan, sokağa yalnız çıkmaktan, kalabalık yerlere girmekten, sinema, tiyatro, tünel, köprü, asansör, otobüs, vapur gibi kapalı ve sıkışık alanlarda bulunmaktan duyulan korku ve kaygı da agorafobi olarak tanımlanmaktadır.
Kişinin yaşadığı korku bu alanlarda sıkışıp kalmak, çıkamamak, yardım alamamak, çaresiz kalmak gibi içerikler taşır.
Panik bozukluğu olan kişilerin yaklaşık %40 ında agorafobi gelişir.
Tedavide psikoterapi ve/veya ilaç tedavisi uygulanmaktadır.










