Depresyonda Ayırıcı Tanı

DEPRESYONDA AYIRICI TANI

Depresyonda ; Yinelemeler ile seyreden ve çeşitli derecelerde yeti yitimlerine neden olan, oldukça sık görülen bir hastalıktır. Depresyonun ortaya çıkışında çeşitli biyolojik, çevresel veya gelişimsel nedenler etkili olabilir. Depresyon tedavisi öncesinde yapılan ayrıntılı görüşmeler ve gerekli incelemeler ile hastalığın oluş nedenlerine dair bilgi edinmek mümkün olabilir. Bu nedenle hastanın öyküsünü ayrıntılı bir şekilde almak ayırıcı tanı ve sonrasında takip edilecek tedavi yöntemlerinin seçimi açısından önem teşkil etmektedir. İzmir Psikiyatrist olarak size biraz detaylı bilgilendirme yapacağız.

Birincil ve İkincil depresyonlar:

Çeşitli fiziksel hastalıkların direkt olarak beynin işlevlerini etkilemesi sonucunda ortaya çıkan depresyon hastalığı ikincil/sekonder depresyon olarak adlandırılır. Burada en çok karşılaşılan hastalıklar addison hastalığı, hipotiroidi, anemi, beyin tümörü, beyin damar hastalıkları ile tüberküloz, nörolojik tutulumlu sifiliz, hepatit, ensefalit gibi enfeksiyöz hastalıklardır. Sekonder depresyonun tedavisinde altta yatan organik patolojinin tedavisi öncelik teşkil etmektedir.

  • Demans/ Bunama:

Depresyonda sıklıkla nörolojik hastalıklara eşlik eder ancak demans hastalarında depresyon belirtilerine özellikle dikkat edilmesi gerekir. İleri yaştaki hastalarda majör depresyon tablolarında dikkat ve konsantrasyon güçlüklerinin şiddetli olması bellek fonksiyonundaki kayıp, hastanın demans tanısı almasına neden olabilir. Depresyon hastalarında görülen bu tabloya psödo/yalancı demans denilmektedir ve ayırıcı tanıda dikkat edilmelidir.

  • Yas:

Önemli ve sevilen bir kişinin kaybının ardından yaşanan yoğun üzüntü, isteksizlik, uyku ve iştah değişimleri, depresyon belirtileri ile benzerlik gösterir ancak yas ile depresyon arasında bazı farklar da vardır. Yastaki üzüntü ve mutsuzluk zaman içinde azalmaya başlar, kişi çoğu zaman suçluluk veya değersizlik duygularına kapılmaz, kişi öz saygısını korur, ölüm isteği ve öz kıyım düşüncelerine nadiren rastlanılır. Depresyonda ise suçluluk ve değersizlik duyguları sık görülür, kişinin öz saygısı azalmıştır, ölüm isteği ve öz kıyım düşüncelerine daha sık rastlanılır.

  • Psikotik hastalıklar:

Bazı durumlarda psikotik hastalıkların başlangıç döneminde içe çekilme, sosyal izolasyon, mimiklerde ve diğer motor hareketlerde azalma, konuşmama, uyku ve yeme alışkanlıklarında değişiklikler gibi belirtiler görülebilir. Bu hastalarda ayrıntılı öykü alındığında depresyon hastalarında görülenden farklı olarak çeşitli düşünce bozuklukları ve algı bozuklukları olduğu fark edilir. Psikotik hastalıklar ile depresyonun ayırt edilmesi tedavinin seyrini değiştirir.

  • Bipolar Duygulanım Bozukluğu:

Depresyonda hastalarının tamamında geçmişte birkaç gün ya da daha uzun süren aşırı hareketlilik, kendisini çok enerjik hissetme, aşırı para harcama, uyku ve dinlenme ihtiyacı duymadığı hipomanik veya manik bir dönem geçirip geçirmediği sorgulanmalıdır. Bipolar duygulanım bozukluğu olan hastalarda antidepresan kullanımında dikkatli olmak gerekir.

Ayırıcı tanı yapılıp depresyon tanısı konulan hastaların tedavi sürecine geçilebilir. Daha detaylı bilgi sahibi olmak için izmir psikiyatrist web sitemizden iletişim bölümünden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Dr. Ayşe Nur OĞUZ

Call Now Button